"Ayrımcılık AK Parti siyasetinin doğası" itirafı!
İzmir halkının iradesini çalarak AK Parti’ye geçen belediye başkanı bu hareketini meşrulaştırırken öyle bir şeyi itiraf etti ki AK...
İzmir halkının iradesini çalarak AK Parti'ye geçen belediye başkanı bu hareketini meşrulaştırırken öyle bir şeyi itiraf etti ki AK Parti iktidarının devletin gücünü nasıl bir ayrımcılık aracı olarak kullandığının itirafı oldu.
Kendisinden öğrendik ki Şehircilik Bakanı Murat Kurum, "Bizde olursanız daha başarılı işler yaparsınız" demiş. O beyefendi de "bağımsızken olmaz mı" diye sormuş.
Murat Kurum ne yanıt vermiş biliyor musunuz?
Aynen aktarıyorum:
"Öyle de olur ama siyasetin doğası gereği AK Parti'yle olursan daha başarılı işler yaparsın."
***
Bu sözleri tercüme etmeme gerek var mı?
Ülkenin şehircilik bakanı, yerel yönetimleri fiilen "bizden olanlar" ve "bizden olmayanlar" diye ayırdıklarını itiraf etmiş.
Zaten son dönemde yapılan transferlerle bunu görüyorduk.
Adamlar yolsuzlukla suçladıkları başkanları AK Parti'ye transfer ettikten sonra, hiçbir şey yokmuş, yolsuzluk iddiaları birden ortadan kaybolmuş gibi yollarına devam ediyorlar.
Aydın'da neler neler konuşuyorlardı, kadın AK Parti'ye geçince unuttular, üstüne ailesine ekonomik jest üzerine jest yapıyorlar (TOGG'un jant ihalesini dahi verdiler).
Afyonkarahisar'da başkana söyledikleri en hafif hakaret "faşist" idi. AK Parti'ye geçince ne faşistliği kaldı ne yolsuzluk iddiaları, hepsi buhar oldu gitti.
İzmir'deki başkanı "çöp dağları yaratacak kadar beceriksiz olmakla" suçluyorlardı. Hatta adamı transfer etmeden önce yayınladıkları filmde o çöp dağlarını açık açık gösterdiler, şimdi Şehircilik Bakanının "bizde daha başarılı olursun" dediğini öğreniyoruz. İnsanın "karar verin arkadaş, bu başkan başarılıysa çöp dağlarını kim yarattı" diye sorası geliyor.
***
Neticede kesin olan bir şey var. AK Parti, muhalefet belediyelerini zor durumda bırakmak için sadece yargının değil, devletin gücünü de kullanıyor. Kendi belediyelerine sağladıkları imkânları muhalefet belediyelerine sunmadıkları gibi, muhalefet belediyelerini SGK borçlarıyla, kesintilerle, yolsuzluk soruşturmalarıyla çalışamaz hale geçiriyorlar.
Murat Kurum da iktidar belediyelerine pozitif, muhalefet belediyelerine negatif ayrımcılık yapmanın "AK Parti'nin izlediği siyasetin doğasında olduğunu" açıktan itiraf edivermiş.
İzmir'in başkanı da kaş yaptığını sanırken göz çıkarıp Murat Kurum'un itirafını ifşa etmiş.
İzmirli kadınlardan özür dilerim
Bir yazımda İzmir'deki başkan için "iyi bir cerrah olabilir, güzel meme yapabilir ama iyi bir belediye başkanı ve siyasetçi değil" yorumunu yapmıştım.
İzmirli bir kadın meslektaşımdan şu mesajı aldım:
"Yazınızdaki 'çok iyi bir estetik cerrahı olabilir' ifadeniz için yazıyorum. Cemil Tugay, cerrahlığı sürecinde arkadaşımın meme operasyonunu beceremediği için ikinci defa ameliyatı yapmak zorunda kaldı. Nereden tutsak elimizde kalıyor yani."
Bu mesajı okuyunca İzmirli kadınlardan özür dilemem gerektiğini düşündüm ve şu notu yazma ihtiyacı duydum:
Yorumum bir estetik cerrah tavsiyesi değildi. Sadece bir siyasetçinin başarısızlığını anlatmaya çalışıyordum. Yanlış anlaşıldıysa özür dilerim.
Soyadına güvenenler ülkesi
Perşembe gecesi Ankara'dan İstanbul'a uçtum. THY'nin tuhaf bir uygulamasına daha denk geldim. Uçağı körüğe kadar yanaştırdıkları halde yolcuları merdivenden indirip otobüslere bindirdiler.
Uçaktan inince başka bir yere yetişebilmek için dolmak ve hareket etmek üzere olan otobüse binmek istedim. Bir Turkish Ground Services (TGS) görevlisi, "bu otobüs business class" diyerek beni engellemeye çalıştı. Business Class otobüsü olmadığını, yalan söylediğini o da biliyordu ben de...
Zira o otobüse varmadan önce Business Class ve VIP otobüslerinin önünden geçmiştim. Ayrıca uçakta binmeye çalıştığım otobüsteki kadar yolcu yoktu.
Binmek için ısrar edince çirkinleşti.
Ben de kendisini şikâyet etmek istediğimi belirterek ismini sordum.
"Barış" dedi. Soyadını da sordum.
"Barış Kurum" dedi...
Soyadı duyunca, "ooo anlaşıldı, soyadına güveniyormuşsun. Çok tanıdıkmış soyadın" dedim.
"Evet ya şimdi sıkıyorsa git şikâyet et" dedi.
Size önemsiz gibi gelmiş olabilir ama benim açımdan önemli bir detaydı.
Memlekette iktidar mensuplarının soyadını taşımak dahi kabadayılık için yeterli oluyor artık.
Yazık bu ülkeye!
Kaynak: Nefes