CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya: "Halkın Sandıkta Verdiği Yetkiyi Masa Başında Yok Edemezsiniz"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, İstanbul Bahçelievler'de düzenlenen Parti Okulu İlçe Yönetici Eğitimleri kapsamında yaptığı basın açıklamasında demokrasi, seçilmiş belediye başkanlarının tutukluluğu, eğitimde şiddet, çocuk yoksulluğu, öğretmen açığı ve Borsa İstanbul'daki usulsüzlük iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaya, "Halkın ira
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 11 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'un Bahçelievler ilçesinde gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulu İlçe Yönetici Eğitimleri kapsamında basın açıklaması yaptı. Kaya, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerinden okullardaki güvenlik sorunlarına, çocukların beslenme hakkından ekonomik usulsüzlük iddialarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Parti Okulu eğitimlerinin yalnızca bilgi aktarımı amacı taşımadığını belirten Kaya, "Biz bu eğitimleri yalnızca bilgi aktarmak için değil; halkın sorunlarını bilen, çözüm üreten, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan ve partimizi iktidara taşıyacak kadroları güçlendirmek için gerçekleştiriyoruz." ifadelerini kullandı.
"DİCLE DELİ'Yİ VE 102 CANIMIZI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ"
Yıldırım Kaya, Bahçelievler'deki eğitim programını 10 Ekim 2015 Ankara Garı saldırısında yaşamını yitiren Dicle Deli ve diğer 102 kişinin anısına ithaf ettiklerini açıkladı.
Dicle Deli'nin Bakırköy Belediyesi çalışanı olduğunu hatırlatan Kaya, "Dicle Deli, Bakırköy Belediyesi emekçisi, Cumhuriyet Halk Partimizin mücadeleci bir kamu çalışanıydı. Emeğin, barışın ve demokrasinin yanında yer aldı. Barış için çıktığı yolda katledildi." dedi.
Saldırının 11. yıl dönümüne işaret eden Kaya, "Dicle Deli'yi ve 102 canımızı unutmadık, unutturmayacağız! Katliamın bütün sorumluları hesap verinceye kadar adalet talebimizi sürdüreceğiz." açıklamasında bulundu.
Eğitim programını eski İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş'in anısına da ithaf ettiklerini belirten Kaya, Güneş'in Arifiye Köy Enstitüsü'nde yetiştiğini, öğretmenlik, savcılık, senatörlük, milletvekilliği ve İçişleri Bakanlığı görevlerinde bulunduğunu hatırlattı.
Kaya, Hasan Fehmi Güneş'in CHP'ye bağlılığını anlatan, "Beni, beni ben yapan Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin ürünü olan bir siyasetçiyim. Asıl olan Cumhuriyet Halk Partisi'dir." sözlerini aktardı.
"SANDIKTA KAZANAMADIĞINIZI MASA BAŞINDA KAZANAMAZSINIZ"
İstanbul'daki seçilmiş belediye başkanlarının hukuki durumlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaya, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın sağlık durumuna yönelik kaygılara rağmen tutukluluğunun sürdürülmesine karşı olduklarını söyledi.
Esenyurt'ta seçilmiş belediye başkanının yerine kayyum atandığını, Büyükçekmece ve Silivri'de seçilmiş belediye başkanlarının cezaevinde bulunduğunu belirten Kaya, Avcılar'daki seçilmiş belediye başkanlarının da görevlerinin başında olması gerektiğini ifade etti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunu da eleştiren Kaya, İstanbul halkının seçimlerde ortaya koyduğu iradenin korunması gerektiğini savundu.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Kaya, şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Erdoğan, İstanbul'u üç kez kaybettiniz! Büyükşehir Belediye Başkanını ve ilçe belediye başkanlarını cezaevinde tutarak İstanbul'u kazanamazsınız. Kaybettiniz, kaybettiniz, kaybettiniz! Bu düzen değişecek, halkın iktidarı kurulacak!"
Belediye başkanlarına yönelik işlemlerin yalnızca kişilerle sınırlı olmadığını savunan Kaya, konunun seçme ve seçilme hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Kaya, "Biz İstanbul'da sokak sokak, mahalle mahalle, sandık sandık mücadele ettik. Bir tek oyun bile heba olmaması için seçim kurullarının kapılarında sabahladık." dedi.
Yargı süreçlerinin siyasi mücadele aracına dönüştürülmemesi gerektiğini ifade eden Kaya, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Buradan açıkça söylüyorum: Sandıkta kazanamadığınızı masa başında kazanamazsınız! Suç isnadı varsa bağımsız ve tarafsız yargı gereğini yapar. Ancak tutukluluk cezalandırma aracına, yargı süreçleri siyasi mücadele yöntemine dönüştürülemez."
"ÇOCUKLARIMIZI KAYBETMEDEN ÖNLEM ALMAK DEVLETİN GÖREVİDİR"
İstanbul Başakşehir'de bir imam hatip okulunda öğrenciler arasında yaşanan ve bir öğrencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bıçaklı saldırıya değinen Kaya, okullardaki şiddetin önlenmesi için kapsamlı tedbirler alınması gerektiğini vurguladı.
Yaşanan olayın çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların sorgulanmasını gerektirdiğini belirten Kaya, "Bir çocuk yaşamını kaybetti. Bir başka çocuk ağır bir suçun faili olarak karşımıza çıktı." ifadelerini kullandı.
Okullarda akran zorbalığı, şiddet, uyuşturucu ve madde bağımlılığı, sanal kumar ve dijital bağımlılık gibi risklerin bulunduğunu belirten Kaya, Millî Eğitim Bakanlığına şu soruları yöneltti:
"Okullarda yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikolojik danışman var mı? Psikolog, sosyal hizmet uzmanı, hemşire var mı? Şiddet riski taşıyan, okuldan uzaklaşan, bağımlılığa sürüklenen çocukları kim takip ediyor?"
CHP'nin bu konudaki önerilerini de açıklayan Kaya, risk düzeyi yüksek okullarda psikolojik danışman, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan sürekli destek birimleri kurulmasını, diğer okullarda ise gezici uzman ekiplerin görevlendirilmesini istediklerini bildirdi.
Kaya, "Çocuklarımızın güvenliği yalnızca okul kapısına güvenlik görevlisi koyarak sağlanamaz. Çocuklarımız öldükten sonra açıklama yapmak değil, çocuklarımızı kaybetmeden önlem almak devletin görevidir!" dedi.
"BİR TAS SICAK ÇORBAYI ÇOCUKLARIMIZDAN ESİRGEYEMEZSİNİZ"
Çocuk yoksulluğu ve okullarda ücretsiz yemek verilmesi konusunu gündeme taşıyan Kaya, İstanbul'da çok sayıda öğrencinin yeterli beslenme imkânından yoksun olduğunu savundu.
Sabah kahvaltısı yapmadan okula giden ve beslenme çantasına yiyecek koyamayan çocukların bulunduğunu belirten Kaya, devletin bütün öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek sağlaması gerektiğini ifade etti.
Kaya, "Her çocuğumuza okulda en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek verilsin. Temiz içme suyu bulunsun. Lavaboda sabun, tuvalette tuvalet kâğıdı eksik olmasın. Bunlar lüks değil, çocuklarımızın en temel haklarıdır." dedi.
Kamu kaynaklarının kullanımına yönelik eleştirilerde de bulunan Kaya, şu ifadeleri kullandı:
"Faize, ayrıcalıklı şirketlere, vergi istisnalarına kaynak bulunurken çocuklarımızın beslenmesine kaynak yok denilemez! Bir tas sıcak çorbayı çocuklardan esirgeyen bir anlayış, sosyal devletten söz edemez!"
Eğitimde başarı hedeflerinin öğrencilerin temel ihtiyaçlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Kaya, "Önce çocuklarımızın karnını doyurun, sonra eğitimde başarı hikâyeleri anlatın!" çağrısında bulundu.
"KALABALIK SINIFLAR VE ÖĞRETMEN AÇIĞI EĞİTİMİ ZORLUYOR"
Bahçelievler, Esenyurt, Bağcılar, Küçükçekmece ve Avcılar başta olmak üzere İstanbul'un yoğun nüfuslu ilçelerinde eğitim altyapısının yetersiz kaldığını savunan Kaya, sınıf mevcutlarına ilişkin şikâyetlerin araştırılmasını istedi.
Bazı okullarda sınıf mevcutlarının 40-50 öğrenciyi aştığı, kimi dersliklerde ise 70-80 öğrenciye ulaştığı yönünde iddialar bulunduğunu belirten Kaya, bu iddiaların okul okul incelenmesi gerektiğini söyledi.
Kaya, "Bir öğretmen bu kadar öğrencinin hangisinin öğrenme güçlüğünü, hangisinin şiddet veya bağımlılık riskini fark edecek?" sorusunu yöneltti.
Öğretmen açığının kadrolu atamalarla kapatılmasını isteyen Kaya, atama bekleyen öğretmenlerin işsiz kaldığını, ücretli öğretmenlerin ise düşük ücret ve güvencesiz koşullarda çalıştığını ifade etti.
Her okulda yeterli öğretmen, rehberlik hizmeti ve destek personeli bulunması gerektiğini belirten Kaya, "Öğretmeni yoksullaştırarak, öğrenciyi aç bırakarak, okulu güvensizleştirerek eğitimde başarı sağlayamazsınız!" dedi.
"BORSADAKİ VURGUN İDDİALARI BÜTÜN YÖNLERİYLE AYDINLATILMALI"
Borsa İstanbul'daki fon işlemlerine ilişkin usulsüzlük ve haksız kazanç iddialarını gündeme getiren Kaya, denetim sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkili soruşturma yürütülmesi gerektiğini savundu.
CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dile getirilen dört talebi hatırlatan Kaya, Sermaye Piyasası Kurulu başta olmak üzere ilgili kamu görevlilerinin sorumluluklarının araştırılmasını istedi.
Kaya, Ağustos ve Eylül 2026 döneminde fonlardan 5 milyon lira ve üzerinde para çeken kişilerin işlemlerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.
İşlemlerden önce kimlerin bilgi sahibi olduğunun, kimlerin haksız kazanç sağladığının ve kimlerin zarara uğratıldığının ortaya çıkarılmasını isteyen Kaya, örgütlü suç şüphesinin de araştırılması çağrısında bulundu.
Kaya, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu mesele birkaç kişinin yargılanmasıyla kapatılamaz! Varsa örgütlü vurgun düzeni bütünüyle ortaya çıkarılmalı, sorumlular örgütlü suç kapsamında yargılanmalıdır!"
Açıklamasında emeklilerin, çalışanların ve dar gelirli yurttaşların ekonomik sorunlarına da değinen Kaya, "Alın teri sahipsiz değildir!" ifadesini kullandı.
"BAHÇELİEVLER'DE DEPREM, TRAFİK VE YÜKSEK KİRALAR YAŞAMI ZORLAŞTIRIYOR"
İstanbul 3. Seçim Bölgesi'ndeki yerel sorunlara dikkat çeken Kaya, Bahçelievler'de deprem riski, eski yapı stoku, trafik yoğunluğu, otopark sorunu, yeşil alan yetersizliği ve yüksek kiraların vatandaşların yaşam koşullarını olumsuz etkilediğini belirtti.
Kaya, "Araç trafiği ve otopark sorunu halkı canından bezdirmiş durumda. İnsanların ömrü trafikte geçiyor, bir geceliğine otoparklara binlerce lira ödüyorlar." dedi.
Esenyurt'ta nüfus artışına uygun okul, sağlık ve sosyal hizmet yatırımlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Kaya, Küçükçekmece, Avcılar ve Büyükçekmece'de deprem hazırlıklarının önemine işaret etti.
Bağcılar ve Güngören'de yoğun yapılaşma ve kalabalık sınıfların önemli sorunlar arasında bulunduğunu belirten Kaya, Silivri ve Çatalca'da ise tarım alanlarının, üretimin ve doğal yaşamın korunması gerektiğini söyledi.
CHP'nin kent politikalarına ilişkin hedeflerini açıklayan Kaya, "Depreme dayanıklı kentler, yeterli okul ve derslik, ücretsiz kreşler, güçlü kamusal hizmetler, gençlere istihdam ve emeklilere insanca yaşam koşulları." ifadelerini kullandı.
Kaya, "Kentleri rantın değil, halkın ihtiyaçlarına göre yöneteceğiz!" dedi.
"PARTİ YÖNETİCİSİ HALKIN YAŞADIĞI HER YERDE OLMALIDIR"
Parti Okulu İlçe Yönetici Eğitimleri'nin örgütlenme çalışmalarındaki önemine değinen Kaya, parti yöneticilerinin yalnızca toplantılarda değil, vatandaşların günlük yaşamında karşılaştığı sorunların çözümünde de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kaya, "Parti yöneticisi yalnızca toplantı salonunda değil; okul kapısında, fabrika önünde, pazarda, esnafın dükkânında, emeklinin sofrasında, gençlerin yanında olmalıdır." dedi.
CHP'nin hedefinin yalnızca iktidar değişikliği olmadığını belirten Kaya, Türkiye'de adaletin, demokrasinin, eşitliğin ve sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Eğitim politikalarına ilişkin hedefini de açıklayan Kaya, "Biz Kamusal Eğitim Cumhuriyeti'ni kuracağız! Hiçbir çocuğun aç kalmadığı, hiçbir öğretmenin güvencesiz çalışmadığı, hiçbir öğrencinin şiddet korkusuyla okula gitmediği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
Bahçelievler'deki açıklamasını demokrasi, eğitim ve emek vurgusuyla tamamlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, şunları kaydetti:
"Halkın iradesini teslim etmeyeceğiz! Çocuklarımızın geleceğini karanlığa bırakmayacağız! Alın terinin sömürülmesine izin vermeyeceğiz! Bu ülkenin geleceğini masa başında kurulan hesaplar değil, halkın demokratik iradesi belirleyecek!"
Kaynak: Cumha