Eymir Gölü: Ankara'nın Bozkır Ortasındaki Yeşil Cenneti
Görsel: Nedim Ardoğa / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
ODTÜ arazisindeki Eymir Gölü, kürek sporundan kuş gözlemciliğine, bisiklet turlarından pikniğe kadar sunduğu doğal deneyimlerle Ankara'nın en sevilen kaçış noktalarından biri.
Ankara'nın hareketli şehir hayatından uzaklaşmak, doğayla iç içe vakit geçirmek ve günlük stresi geride bırakmak istiyorsanız Eymir Gölü, başkentin en değerli hazinelerinden biri olarak karşınıza çıkıyor. Şehir merkezine yakın konumuyla kolayca ulaşabileceğiniz bu göl, yalnızca bir su kütlesi değil; aynı zamanda kendine has bitki örtüsü ve yaban hayatıyla adeta bir açık hava cenneti. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne ait arazide yer alan göl, hem doğa severler hem de spor tutkunları için benzersiz bir deneyim sunuyor.
ODTÜ'nün Yeşil Mirası: Bozkırın Ağaçlandırılması
Eymir Gölü'nün bugünkü görünümüne kavuşması, aslında etkileyici bir dönüşüm hikâyesinin ürünü. Geçmişte göl çevresinin tamamen kıraç arazilerden oluştuğu ve hiçbir yeşilliğin bulunmadığı biliniyor. 1956 yılında özel bir kanunla kurulan ODTÜ'ye tahsis edilen 45 kilometrekarelik arazi, Eymir Gölü'nü de kapsıyordu. 60'lı yıllarda dönemin rektörünün özel çabalarıyla tüm bu arazi ve göl çevresi ağaçlandırılarak bozkırın ortasında yemyeşil bir alan oluşturuldu. Bu başarılı çalışmalar, 1995 yılında uluslararası bir mimarlık ödülüne layık görüldü. Göl arazisinde, ormanın içinde yer alan ve 1963 yılında inşa edilen Barış Çeşmesi de bu yeşil mirasın önemli bir parçası olarak ziyaretçilerini karşılıyor.
İki Gölün Hikâyesi: Mogan'dan Eymir'e Uzanan Bağ
Eymir Gölü'nün en ilginç özelliklerinden biri, komşusu Mogan Gölü ile olan bağlantısıdır. Ankara-Konya kara yolunun böldüğü bu iki göl, yolun altından geçen bir kanalla birbirine bağlıdır. Eymir Gölü, Mogan Gölü'nden beslenir ve Mogan'dan yaklaşık 3 metre daha düşük bir seviyede bulunur. Mogan çıkışındaki regülatör ve kanal sayesinde sular Eymir'e akar. Ayrıca iki göl arasındaki alüvyal tabakalar, yağışlarla kabaran derelerin sularını çekerek tabandan da Eymir Gölü'nün beslenmesine yardımcı olur. Gölün fazla suları ise İmrahor Vadisi'ne doğru akarak İmrahor Deresi'ni oluşturur. Her iki göl de set gölü özelliği taşır; Elmadağı'ndan inen derelerin sürüklediği kum ve çakıl gibi malzemelerin eski bir vadide birikmesiyle oluşmuşlardır.
Doğal Yaşam ve Kuş Cenneti
Eymir Gölü, barındırdığı zengin canlı çeşitliliğiyle de dikkat çekiyor. Kıyıları yoğun bitki örtüsüyle kaplı olan göl ve çevresi, yaklaşık 160 kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Gölde en sık görülen kuş türleri arasında sakarmeke, yeşilbaş ördek, elmabaş patka ve bahri yer alıyor. Ayrıca gölde sazan, yayın, turna ve kadife balıkları gibi türler de yaşıyor. Ancak uzmanlar, doğal yaşlanma süreci ve aşırı besin yüklemesi nedeniyle göllerde bazı olumsuz değişimler gözlemlendiğini, bu durumun toplu balık ölümlerine ve kuş türlerinin azalmasına yol açabildiğini belirtiyor. Yine de 2010 ve 2011 yıllarındaki bol yağışlar, regülatör kapaklarının açılmasıyla Mogan'dan Eymir'e bol miktarda su salınmasını sağlamış ve göldeki su altı ile su üstü yaşamın zenginleşmesine katkıda bulunmuştur.
Spor ve Aktiviteler: Kürekten Bisiklete
Eymir Gölü, doğal güzelliklerinin yanı sıra çeşitli sportif etkinlikler için de ideal bir mekân. 1962 yılında kurulan ODTÜ Spor Kulübü Kürek Takımı'nın ana çalışma merkezi olan gölde, yılın büyük bölümünde antrenmanlar yapılıyor ve herkesin katılabileceği kürek kursları düzenleniyor. Göl kenarında takımlara ait bir kayıkhane bulunuyor. Kürek sporunun yanı sıra gölde su sporları, olta ile balık avlama ve piknik gibi etkinlikler de yapılabiliyor. Göl çevresi bisiklet ve yaya trafiğine açık olup, tek yönlü bir trafik düzeni mevcut. Yakınlarda ücretsiz otoparklar da bulunuyor. Gazi ve engelli kartı olan araçların içeriye alınması da ulaşımı kolaylaştırıyor. Ayrıca göl çevresi, yürüyüş ve bisiklet turları için harika bir parkur sunarken, kuş gözlemciliği gibi ekolojik etkinlikler için de uygun bir ortam sağlıyor.
Koruma Mücadelesi ve Gelecek
Eymir Gölü'nün bugünkü doğal haliyle korunması, aslında uzun yıllardır süren bir mücadelenin sonucu. Ankara'nın plansız büyümesine rağmen ODTÜ arazisi sayesinde güneybatı yönünde sağlıksız bir gelişme yaşanmamış ve bu yeşil alan korunabilmiştir. Ancak gölün imara açılması için çeşitli girişimlerde bulunulmuş, ODTÜ camiası ve sivil toplum kuruluşları bu çabalara karşı mücadele ederek gölün korunmasını sağlamıştır. Gölün çevresindeki çarpık kentleşme, atık sular ve kıyı tesislerinden kaynaklanan kirlilik ise hâlâ önemli bir tehdit oluşturuyor. Eymir Gölü'nün doğu kapısında bulunan su pompalama istasyonu, yeraltı kuyularından temin edilen suyu tüm ODTÜ kampüsüne ulaştırdığı için, gölün temiz kalması bu açıdan da büyük önem taşıyor.
Eymir Gölü, Ankara'nın kalabalığından kaçıp doğanın tadını çıkarmak isteyen herkes için eşsiz bir durak. İster sabahın erken saatlerinde göl çevresinde bir yürüyüş yapın, ister bisikletinizle tur atın, ister sadece bir bankta oturup kuşları izleyin; bu yeşil cennet, size şehrin karmaşasından uzakta huzurlu bir mola vaat ediyor. Kendine has doğal yaşamı ve sunduğu aktivitelerle Eymir, başkentin keşfedilmeyi bekleyen en güzel köşelerinden biri olmaya devam ediyor.
Kaynak: ankara.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org
Görsel: Nedim Ardoğa, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı