İçeriğe geç
  • Dolar 49,7655 ▲ %0,14
  • Euro 55,6878 ▼ %0,07
  • Sterlin 66,4568 ▼ %0,15
  • Gram Altın 6.437,77 ▲ %0,83
  • Çeyrek Altın 10.494,98 ▼ %0,37
  • Gümüş 86,76 ▲ %0,70
  • Bitcoin 3.998.688 ▼ %0,22
  • BIST 100 11.172,72 ▲ %0,50

Ankara Kültür Sanat

Ayfer Bozkurt'un Sanat Yolculuğu

Ayfer Bozkurt'un Sanat Yolculuğu

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde yaşayan ressam Ayfer Bozkurt, çocukluk yıllarında soba kömürleriyle başladığı resim çalışmalarını profesyonel bir sanat yolculuğuna dönüştürdü. İlk sergisinde şalvarıyla dikkat çeken Bozkurt, 'Şalvarlı Picasso' lakabıyla tanınıyor ve eserlerinde insanların yaşanmışlıklarını işliyor.

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde ikamet eden ressam Ayfer Bozkurt, sanat hayatına çocukluk yıllarında soba kömürleriyle kara kalem çizimler yaparak başladı. Eğitimini ilkokuldan sonra sürdüremeyen Bozkurt, doğayı kendi öğretmeni olarak kabul ettiğini belirtirken, insanların yüzlerindeki yorgunluk ve mutluluk izlerini tablolarına yansıtmayı sürdürüyor. İlk sergisinde köyüne özgü şalvarıyla yer alması ve eserlerinin benzetilmesi üzerine kendisine 'Şalvarlı Picasso' lakabı takılan sanatçı, resim tutkusunu içe dönük bir yolculuk olarak nitelendiriyor.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Bozkurt sanatla tanışma sürecini, 'Kahramankazan, Tekke köyünde doğdum. Resme çocukluğumdan beri hep hayranım. Televizyonda gördüğüm ressamlar, dinlediğim şarkılardan esinlendiğim şeyleri hep böyle küçük küçük kağıtlara çizmeyi çok severdim. Çocukluğumdan beri resme hep bir hayranlığım var. Resme çok aşığım diyebilirim. İlkokuldan sonra eğitime devam edemedim ama doğa benim öğretmenim oldu. İlk başlarda resim yaparken soba tutuşturduğumuz, ocak yaktığımız kömürlerden kara kalem çalışmaları yaptım. Sonra da kuzenlerimin, kardeşlerimin artan boyalarıyla devam ettim' sözleriyle anlattı.

Sanatçının yeteneği, 2006 yılında yürütülen 'Haydi Kızlar Okula' projesi kapsamında okula gelen müdür Erdem Peker ve öğretmenler tarafından keşfedildi. Duvarındaki resmi gören eğitimcilerin teşvikiyle ilk sergisini açan Bozkurt, bu süreci şu cümlelerle ifade etti: 'Okul müdürümüz Erdem Peker ve öğretmen arkadaşlar o gün bize gelmişler. Gelince de duvardaki resmi görünce Bunu kim yaptı? demişler, babam da Benim kızım yaptı demiş. Benimle o gün tanıştılar ve bana önayak oldular. O gün benim resimlerimi götürerek, sergi açmamı sağladılar. Sergi sırasında ben şalvarımla, köylü halimle gittiğim için bana Şalvarlı Picasso lakabını taktılar. O günden beri Şalvarlı Picasso'yum.'

Bozkurt, eserlerinde öncelikle insanların yaşadığı zorlukları ve duygusal derinlikleri ön plana çıkardığını vurguladı. Sanatçının açıklamalarına göre, 'Eserlerimde ilk önce yaşanmışlıkları yansıttım. İnsanların yüzlerindeki ifadeleri, yorgunlukları, çileleri ya da mutlulukları gözlerinden ve bakışlarından okuyabiliyordum. O yorgunlukları, tarlaya gidişlerimizi ve dönüşlerimizi eserlerime yansıttım. Resim yani inanılmaz bir yolculuk. Resim benim en sevdiğim arkadaşım ve bu benim en sevdiğim yolum. Hayalin sonu neresi bilmiyorum ama daha güzel yerlere ulaşabilmek, daha güzel insanların ruhlarına dokunabilen eserler yapmak.'

İmkanların kısıtlı olmasının başarıya engel olmadığını belirten Ayfer Bozkurt, azim ve yeteneğin önemine dikkat çekti. Sanatçı, 'İlk sergimde çok heyecanlıydım. Çünkü hayatımda ilk defa bir sergi gördüm ve gittiğim sergide kendi sergimi gördüm. Mutlaka herkesin bir yeteneği var. Bunu bir gayretle ortaya çıkarmaları lazım. Şanslar bize yardım etse de mutlaka tabanında bir gayret lazım. İmkanlar kısıtlı olabilir ama insanın içindeki azim ve yetenek tüm engelleri aşabilir. Ben bu sefer bütün duygularımı kubiklere gizledim ve bununla çok güzel bir içe dönük yolculuk yaptım. Kubikler ve kervanlar benim bu seferki eserim oldu. Çok içime sinen bir eserim oldu. Umarım çok güzel yolculuklar yapmak nasip olur bu sanat yolculuğunda' diyerek sözlerini tamamladı.

TürkAta Haber Ajansı
Ankara Şehir Haber

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…